Share
Gül Mahal


Aristotales ‘şehri’ “Soylu bir amaç için ortak yaşam.” olarak tanımlarken, Winston Churchill ‘apartman’ı “Biz binaları biçimlendiriyoruz, sonra onlar bizi biçimlendiriyor.” diye çözümlüyor.

Şehir, bu devinim içinde hayat bulur. Çok sesliliktir; her dilden düşünür, her fikirden konuşur… Dil, din, ırk ve renk olarak tasnif etmez, edemez; hepsini ruhunda taşır, yaşama yansıtır. Zamandır, hızdır, rekabettir, dinamiktir, sinerjidir, hayattır; kendi kültürünü yaratır.

Şehirleri şehir yapan yapılar apartmanlardır; uzlaşma isteyen bir yaşamın uzantıları olarak yükselirler. Sosyal hayatın ortasında insanla yaşam arasında gelişir ve onları etkileri altına alırlar. Araştırmalar, tasarımlı, estetik binaların insanları olumlu, basit ve monoton görünümlü binaların olumsuz etkilediğini söylüyor. Kısacası, şehirde insanların birbirine iyi davranmasını sağlayacak ortamların yaratılması, insanların kendilerini iyi hissedecekleri ortamlarla mümkün…

İstanbul’un göbeğinde yaşanacak Gül Mahal!

Kentsel dönüşümde, ‘şehir, apartman ve insan’ üçgeninde ‘modern şehir apartmanları’ inşa etmek üzere hedeflerini büyüten GÜL İNŞAAT; Gül Mahal Kağıthane projesinde ‘rezidans’ konseptiyle İstanbul’daki değişim ve dönüşümün iyi bir örneği oluyor.

GÜL MAHAL PROJELERİNİ İNCELEYİN